Yerler

Midilli Adasının kuzeyinde, sanıyorum Anadolu'nun Midilli'ye en yakın noktasıdır. Ticari olmaktan çok uzak birkaç pansiyon ve restoran dışında, koyda fazla bir yapı bulunmuyor. Biz üç gün Fehmi'nin yerinde kaldık ve kendisinin yaptığı mütiş balıklardan yeme fırsatına sahip olduk. Eğer denize girmek istiyorsanız, Mayıs ayından sonra gelmelisiniz. Bu mevsimde hava biraz rüzgarlı ve deniz de dalgalıydı.

Limonlu Kasabası Mersin ilinin Erdemli ilçesine bağlıdır. Mersinden 45km, Erdemliden 8km uzaklıktadır. Kasabanın adı her ne kadar Limonlu olsada, eski adı Lamos veya Lemas ile daha çok bilinir. Lemas adı, buraya kurulan ve aynı zamanda Yunan mitolojisinde Laistrygon'ların kıralı olan tanrı Lamos'dan gelmektedir. Kasabaya yakın bilinen bazır yerler iunlardır; Kızkalesi, Cennet Cehennem, Kanlıdivane.

Cumalıkızık eski bir Osmanlı Köyü. Köyün ismi için iki söylence bulunuyor. Birincisi bölgede bulunan diğer kızık köylülerinin eskiden Cuma namazı için toplandığı köy olması sebebiyle adının Cumalıkızık olduğu, diğeri ise, Osman Gazi'nin, köyün kurulduğu gün olması sebebiyle köye Cumalıkızık adını vermiş olduğu.

Gölcük, adından da belli olduğu gibi bir gölün etrafında tur atabileceğiniz bir mekandan oluşuyor. Burada bir Kır Gazinosu, bir de kafeterya bulunuyor. Son gittiğimizde işletmelerin her ikisi de kapalıydı. Alanda çocuklar için oyun parkı ve az da olsa piknik masaları mevcut. Araba girişi 5 TL. İçeride tuvaletler ve içme suyu mevcut. Göl kenarı tamamen arnavut kaldırımı ile kaplanmış, çevresi gayet temiz ve bakımlı.

Hasankeyf Kalesine geldiğinizde, burada sizleri, rehberlik etmeye çalışan yöre halkının çocukları karşılayacaklar. Bir yandan da yöreye ait kitapları size satmak isteyecekler. Cüzzi ücretler karşılığında onlardan ilginç hikayeler dinleyebilirsiniz. Burada bulunan kafelerde "Şaput" denilen bir tür tatlı su balığını yiyebilirsiniz.

Mardin, en çok uçsuz bucaksız ovasıyla dikkat çekiyor. Şehrin kendisini gezmekten çok şehre dışardan bakmak insanı daha fazla etkiliyor. Mardin'de gezilecek bazı yerler: Deyrulzafaran Manastırı, Mardin Müzesi, İsmail Efendi Evi, Şahtana Ailesi Evi ve bakırcılar...

Kıyıköy merkezde Atatürk Parkı var. Burada sabah kahvaltınızı keyifle yapabilirsiniz. Genellikle dışarıdan gelen ziyaretçilerin güne ilk başlangıç noktası burada kahvaltı yapmak oluyor. Kıyıköy’de bol bol pansiyon bulunuyor. Merkezde yürürken çevrenize bakınmaya başlarsanız mutlaka birileri size pansiyon ayarlamaya çalışacaktır.

Tunceli yaklaşık 30.000 kişilik nüfusu ile küçük bir ilimiz. Şehrin merkezinden Munzur Nehri geçiyor. Şehir iki parçadan oluşuyor. Yeni tarafta Vilayet, Stadyum gibi yerler var. Asıl bölge ise Çarşı denilen eski kısım. Çarşıda, Munzur kenarında oturup, çay içip dinlenebileceğiniz güzel mekanlar var.

Ormanlı Köyü, İstanbul'a yakınlığı nedeniyle günübirlik ziyaretçilerin hafta sonlarında denize girmek için kullandıkları bir yer haline gelmiş. Köyün girişinde tam karşınızda kahvehaneler bulunuyor. Köyün içerisine biraz yokuş çıkarak ulaşıyorsunuz. Köyün tüm sokakları arnavut kaldırımı. Köyde bir çok elektrik direğinin üstüne leylek yuvaları görebilirsiniz.

Balaban Köyü Durusu Gölü'nün 250 metre yukarısında kurulu. Eskiden burada Günbatmadan Tesileri bulunuyormuş. Artık bu kamp alanı Durusu Parkın içerisine taşınmış. Buraya Göl kenarında piknik yapmak için gelenler oluyor. Ayrıca bu gölde Günbatmadan, kano faaliyetleri düzenliyor.

Venedik, gerçekten de hayal ettiğimiz gibi bir masal şehri. Sokakların çoğu su altında kaldığından, şehir içinde ya labirent gibi sokaklarda köprülerden geçerek yada kayıklarla geziyorsunuz.  Festival zamanını göremedik ama maske satan dükkan sayısından belli ki çok renkli bir karnaval yaşanıyor bu şehirde.

Floransa'nın kuzey doğusunda, Venedik'in güney batısında kalan bu küçük İtalya şehri,  turistik hale gelmemiş, sakin, sessiz ve sevimli bir yer. Eğer İtalya tatiliniz için yeterince vaktiniz var ise ve Floransa ile Venedik arasında küçük bir mola vermek ve dinlenmek isterseniz uğramanızı tavsiye edebileceğimiz bir şehir.

Floransa'dan tren ile 1 saatte Sienaya gelebilirsiniz. Küçük bir şehir, yaya olarak 3-4 satte şehrin ana meydanlarını ve sokaklarını gezebilirsiniz.

Arno nehrinin iki kıyısında kurulu olan Floransa, sanat müzeleri,galerileri, tarihi ve Ponte Vecchio köprüsü ve meydanı ile ünlü muhtemelen en sevilen İtalya kentlerinden biri. Şehrin merkezi kadar şehrin dışında kalan kırsal kesimler de özellikle şarap ve yemek meraklıları için ilgi çekici.

Tam bir açıkhava müzesi olan Roma'da gezip görebileceğiniz çok sayıda meydan, çeşme, müze ve park bulunuyor. Vatikan şehrinin de içinde bulunduğu Roma'yı çok da yorulmadan keyifle gezebilmek için en az 3-4 gün ayırmanızda fayda var.