Rotalar

Patara - Bezirgan rotasını yaparken arada Kalkan'da bir gece mola da verebilirsiniz. Ben Kalkan'da kalmayı düşünmediğim için doğrudan Bezirgan'a devam ettim. Bu rota yaklaşık 22 km sürdü. Rotanın son kısmı zor olan bölümü, Kalkan'dan sonra Bezirgan'a çıkış yapılıyor. Akbel ile Bezirgan çıkış başlangıcı asfalt olduğundan otostop yaparak araba ile geçilebilir.

Alınca - Gey - Bel, 13.4 km lik bir rota. Alınca'dan Bel'e giderken de iki rota takip edebilirsiniz. Bir tanesi sahilden Gey üzerinden diğeri ise daha içeriden Boğaziçi - Dodurga - Sidyma üzerinden bir rota. Biz sahilden giden rotayı yapmaya karar verdik. Ayrım noktası büyük bir Sarnıçtan 100 metre sonra. Zaten Likya Yolu tabelaları da bulunuyor. 

Faralya - Alınca arasında Kabak bulunuyor. Bu rotayı yaparken dilerseniz Kabak'ta mola verip bir gün dinlenebilirsiniz. Yahut hiç Kabak koyuna inmeden de doğrudan Faralya - Alınca arasını yürüyebilirsiniz. Rota üzerinde tabelalar sizi yönlendiriyor. Kabak koyuna inerseniz sizi güzel bir çıkış bekliyor.

Likya Yolu'nun başlangıcı olarak bilinen bu rota aynı zamanda keyifli rotalarından biridir. Günün sonunda Kelebekler Vadisi'nin üstündeki Faralya, gün batımı manzarası ile size tüm günün yorgunluğuna değdiğini hissettirir. Likya Yolu'nu yürümeye buradan başladıysanız ilk gün için 13km lik bir yürüyüşü ile size ideal bir rota sunacaktır.

Yaklaşık 3-4 saatlik bir yürüyüş yaptığımız bu rota için Ayak İzleri grubuna teşekkür ederim. İstanbul'a tatil için gelmiştim ve arkadaşım yürüyüş yapacaklarını söyleyince hemen dahil oldum tabi ki. Böylece kış gelmeden önceki son güneşli günlerden birini de yakalamış oldum.

Kırk Merdiven Şelalesi için Dersim Ovacık içerisinden Gözeler Köyüne giderek yürüyüşe başlıyorsunuz. Yürüyüş yolu çok eğimli olmamasına rağmen, tamamen taş parçaçıklarından oluştuğundan yorucu. Yürüyüşü bitirip tekrar Gözeler Köyüne geldiğinizde ayaklarınızı soğuk suya sokmak en rahatlatıcı şey oluyor. Yüyürüş gidiş-geliş toplam 13km'lik bir mesafede.

İksor Vadisi yürüyüşünü Tunceli Dağcılık ve Kamp Sporları Kulübü'nün organizasyonu ile gerçekleştirdik. Bu yürüyüşü, yeni adı Gözen olan İksor Köyüne dere kenarından bir vadi boyunca harika manzaralar eşliğnde yaptık. İksor köyünden 2 km ileride bu derenin kaynaklarından birini görüyoruz. Göze ile beraber tüm yürüyüş 5,5 km sürüyor.

Baharın gelmesiyle Zel Dağı tırmanışını Tunceli Dağcılık ve Kamp Sporları Kulübü'nün organizasyonu ile yaptık. Zel Dağının zirvesi 2300 metre yükseklikte. Parkur neredeyse tamamen tırmanıştan oluşuyor. Sadece iki tepe arasında yapılna geçişte bir düzlük var. Tırmanışın yarısından sonrasını tamamen karda yaptık.

İsviçre bisiklet turumuzun son günü yaklaşık 50 k yaparak Cenevre'ye ulaşıyoruz. Sonlar her zaman hüzünlü olduğundan bugün de bizi biraz hüzün sarıyor. Cenevre'nin kendisi de bu hüzne tuz biber oluyor deyim yerindeyse.

İsviçre bisiklet turumuzun 7. gününde artık sona yaklaştığımız ve çok kısa yolumuz kaldığı için daha da ağırdan alarak yola devam ediyoruz. Bugün yolculuk başlangıcında İsviçre'nin önemli şatolarından biri olan Chilon Şatosunu ziyaret ettik.

Turumuzun 6. günü en fazla yol yaptığımız gün oldu. Rotanın neredeyse tamamının nehir kenarından geçmesi ve yolun düz olması fazla yol yapmamızı sağladı. Bu kadar fazla nehir görmek de insanı yoruyor doğrusu...

İsviçre bisiklet turumuzun 5. gününde Alplere çıktık. Daha önceki günlerde çıkamadığımız Avrupanın en yüksek noktasının acısını burada çıkarmış olduk. Gerçekten de Alplerin buzullarına böyle yakın olmak çok keyifliydi. Herkese önerebileceğim bir deneyim oldu.

İsviçre turumuzun 4. gününde Grimsellpass geçişini yaptık. Yaklaşık 20 km yol boyunca 1500 metre civarı yükselmemiz gerekiyordu. Bu yolu bisiklet sürerek bir günde harcamak yerine otobüsle çıkmaya karar verdik. Otobüsle giderken bisiklet ve paten ile burayı çıkan çok kişi de gördük.

İsviçre turumuzun üçüncü gününde iki göl yanından geçiyoruz. Bu iki göl arasında bulunan ve aynı zamanda Avrupanın en yüksek noktasına (Jungfrau) çıkış yeri olan Interlaken'den geçiyoruz. Buradan geçerken çıkış için doğru zamanı yakalayamadığımızdan Alpleri gezmeyi bir sonraki durağımıza bırakmaya karar veriyoruz.

İsviçre bisiklet turumuzun ikinci gününde yaklaşık 70 km yol yaparak Aarburg'dan Bern'e ulaştık. Bugünün en güzel yanı tüm yolculuk boyunca göreceğiniz bütün evlerin pencerelerinin rengarenk çiçeklerle dolu olması. Adeta görsel bir şölen eşiliğinde rotanızı yapıyorsunuz ve akşamında Aare Nehrine ulaşarak günü yorgunluğunu tatlı suda yüzerek atıyorsunuz.