Güncel

Arsamızı aldıktan sonra bizim için en önemli mesele su sorunu oldu. Arazimiz köyün su deposunun çok üzerinde olduğu için oradan su getirmek gibi bir şansımız yoktu. Elimizdeki tek seçeneğimiz arsamıza su sondajı yapmak kalmıştı. İşte bu su sondajını nasıl yaptığımızı size anlatmaya çalışayım.

Herşeyden önce arazinizde su sondajı yapmak istiyorsanız, devletten bunun için izin almalısınız. Bu izin için bir jeofizik mühendisi rapor hazırlamalı. Hazırlayacağı raporu da tabi ki sahada çalışma yaparak hazırlıyor. Bu raporla DSİ ye başvuruyorsunuz. DSİ den bir kişi gelerek su sondajı yapacağınız yer ile ilgili bir sıkıntı olup olmadığına bakıyor. Sanırım yakınında başka sondaj olup olmadığına bakıyorlar. Eğer varsa sizin sondajınızın diğer sondajı etkileyip etkilemeyeceğini kontrol ediyorlar. Arama izniniz çıktıktan sonra sondaj vurabiliyorsunuz. Eğer su çıkarsa daha sonra da kullanım izni alıyorsunuz.

Sondajı nasıl yapacağız diye araştırmaya başladığımızda karşımıza mühendisler haricinde bir de değnekçiler çıktı. Değnekçi dedikleri ellerindeki çubuklarla suyun geçtiği yerleri sana söyleyen kişiler. Mühendisler ise ellerindeki aletlerle yer altındaki katmanların yapısını inceleyerek suyun geçme ihtimali olan çatlakların kaç metrede olduklarını söylüyorlar. Mühendis geldiğinde nokta başına para alıyor. Nokta başına 500-600 TL civarında bir miktar. Araziyi inceleyerek suyun çıkma ihtimali en uygun yerlere bakıp o yerlerdeki derinlikleri kontrol ediyor. Kaç noktaya bakıyorsa o kadarlık ücret alıyor sizden. Bir de bazı mühendislerde değnekçilerin odun ile baktığı sistemin elektronik olanı var. Nasıl olduğuna dair detaylı bilgim olmamakla beraber böyle bir alet kullanıyorlar. Benim önerim böyle bir aleti de olan mühendis bulmanız ve ona baktırmanız.

Biz her iki şekilde de baktırdık. Önce bir jeofizik mühendisi geldi ve kendi deneyimleri ile arazimiz içerisinde 2 noktada çalışma yaptı. Bu iki noktadan birinde 60 metrede su olabileceğini, diğerinde ise su olmadığını söyledi. Biz bunun üzerine bu 60 metrede su çıkacak olan yerde sondaj yaptırdık. Fakat su çıkmadı. 

Daha sonra bahsettiğim gibi sadece nokta ölçümü değil aynı zamanda suyun geçtiği yerleri de bir şekilde anlayan, "değnekçi" gibi iş yapan mühendisleri getirdik. Onlar bize tek bir nokta söylediler ve orada 90-100 metre vicarında su çıkacağını söylediler. Gerçekten de 88 metre civarında saniyede yaklaşık 0.5-1 litre arasında bir su çıktı. Suyun tam olarak ne kadar çıktığını ancak dalgıç pompa koyarak anlayabileceğiz. Şu an arazimizde elektrik olmadığı için buna bakamadık.

Bu arada sondaj yapan firmalarla da anlaşma yapmanız gerekiyor. Sondaj firmaları size fiyat verirken metre başına fiyat veriyorlar. Bu fiyatı alırken bazıları indirecekleri boru dahil veriyor. Buna dikkat edin. Sondaj işlemi bittikten sonra kuyuya bir boru indiriliyor. Bu borunun fiyatı metre başına 10-15 TL arasında değişebiliyor. Yine fiyatı belirleyen şeylerden biri de boru çapı. Borular normalde inç olarak tanımlanıyor. Mesela 5", 6" gibi. Ama sondaj firmaları inç yerine 140 lık, 175 lik boru diye söylüyorlar. Borunun büyüklüğü çıkacak su açısından önemli. 5" lik bir boruya 4" lik bir pompa indiriliyor. Dolayısıyla bu pompanında saniyede çekeceği miktar belirli seviyede oluyor. Bizim arazide saniyede yaklaşık 1 litre su çıkar dendiği için biz de en küçük boyuttaki boru konulacak şekilde açtırdık. 

Son olarak fiyatı belirleyen üçüncü etmen ise sondaj makinasında hava kompresörü kullanılıp kullanılmayacağı. Zeminin yumuşak olduğu arazilerde hava komresörüne ihtiyaç duyulmuyor. Bizim zemin kayalık olduğu için hava kompresörü ile zemini delmek zorunda kaldık. Hava kompresörü kayalık zeminde çok hızlı ilerliyor. Bir günde 100 metre gidebilirsiniz. Böylece sondaj fiyatını belirleyen üç etmen olmuş oldu. Metre, boru çapı ve hava kompresörü. 140 lık boru çapıyla hava kompresörü kullanarak bize verilen metre başı fiyatı 100 TL idi. Bu fiyata tabi ki arazinizin bulunduğu yerin şehre uzaklığı da etki ediyor. Şehir merkezine yakın bir yerde 80-90 TL ye de bulabilirsiniz. 

Bunların haricinde sondajı yaparken firmanın da sizden bekledikleri var. Mesela sondaj için su gerekiyor. Sondaj makinası yeri delerken bir yandan da ucundaki elmasın soğuması için su basılıyor. Kuyunun kazılacağı yerin hemen yanına bir çukur açmanız gerekiyor. Bu çukura su dolduruluyor ve buradan alınan su makinaya basılıyor, yerden çıkan su tekrar buraya aktarılarak aynı su uzun süre kullanılıyor. Hava kompresörü olunca su daha az kullanılıyor. Yine en son borular çevresine çakıl taşı koyuluyor. Sanırım çökmeyi engellemek ve toprağın suya karışmasını engellemek için süzme yapılıyor bununla.

Sonuç olarak arazimizde 100 metrede saniyede yaklaşık 0.5-1 litre su çıkardık. arsamıza elektrik geldiği zaman pompayı da alıp bir sulama havuzu yapacağız.

  • 001
  • 002
  • 003
  • 004
  • 005
  • 006
  • 007
  • 008
  • 009
  • 010
  • 011
  • 012
  • 013
  • 014
  • 015
  • 016
  • 017
  • 018
  • 019
  • 020
  • 021

İlgili Yazılar

Bone Mamekîye : Kaba İnşaat

Nihayet evimizin kaba inşaatını tamamlayabildik. Uzun süredir ev hakkında yazı yazmamıştım. Biraz inşaat işlerinin yoğunluğundan, biraz da inşaatın kabası bitince yazarım demekten oldu. Evet, nihayet Bone Mamekîye'nin kaba inşaatını bitirdik. İşte size ayrıntılar.

Bone Mamekîye : Mimari Proje

İstediğiniz mimaride bir evinizin olması için, çizim yapan herhangi bir mimarla çalışmanız yetmeyecektir. Sizin gibi düşünen ve hayatı sizin gibi algılayan bir mimar ile çalışmanız en doğrusu. Bu sayede, evin nasıl olması gerektiğine dair sizin aklınıza gelmeyen veya unuttuğunuz detayları, mimar inisiyatif kullanıp çizerken aynı algıda olduğunuz için yine sizin de isteyeceğiniz şekilde dizayn edecektir.

Bone Mamekîye Arsa Sınırları

Arsanızı satın aldıktan sonra yapmanız gereken en önemli iş arsanızın resmi sınırlarını çizdirmek olmalıdır. Bunun için arsanızın bağlı bulunduğu kadastro müdürlüğüne giderek başvuru yapmanız gerekiyor. Kadastro sizi sıraya alıyor ve yağmur ve karın olmadığı bir zamanda sizin arsanızın ölçümünü yapıyor.

Bone Mamekîye

2011 yılında 18 yıldır yaşadığım İstanbul'dan ayrılma kararı almıştım. Meselenin kendisi sadece İstanbul değil, iş yaşamı ve metropolde yaşamak asıl sorundu benim için. İşlerimi devretmek, ne yapacağıma karar vermek vb 1 yılımı aldı ve 2012 Mayıs ayında İstanbul'dan ayrıldım. Yeni yaşamım için Dersim'in bir köyüne yerleşmeye karar verdim. O günden bugüne kadar da bu aldığım karar doğrultusunda bu köydeki hayatı kurmaya çalışıyoruz. Çoğul kullanıyorum çünkü 3 kişiyiz. Burcu, Ahmet ve ben...